4 Temmuz 2009 Cumartesi

Yazarlardan yazarlık tüyoları

"Haftalık" dergisinin 2005 yılındaki 122.sayısında "Kitap yaz hayatın kurtulsun" diye bir yazı dizisi yayınlanmış. Çeşitli yazarlar, nasıl yazar olduklarını ve yazar olmak isteyenlerin neler yapması gerektiğinden bahsetmişler.

"AHMET ÜMİT"in söylediklerinden benim ilgimi en çok çekenler:

Hemen yazar olunmuyor ki... Yazdıkça oluyorsun. Ben yazar olacağım demekle olunmaz. Sürekli yazmadığınız sürece yazar olamazsınız.

Yazarın dünyayı değiştirmesi gerekir bence. Bu dünyanın değiştirilmeye ihtiyacı var çünkü. Edebiyat da buna hizmet etmeli.

Devrimci genel görüşün zıddını savunur ya. Bu aslında sanata da uyan bir şey. Bence inandığın şey farklı ve aykırı olmalı. Baktığın yer farklı ve aykırı bir yerse ona uygun bir metin çıkarmalısın. Ama farklı ve aykırı olmak adına gerçeği bozmaktan bahsetmiyorum burada.

Yetenek bence yaratılmış olandan farklı bir yapı, bir üslup bulmaktır. Bunu başarabilen insan yeteneklidir.

Bir romana başlamadan önce kafamda bitriyorum hikayeyi. Önce kurgusunu yaparım ve bölümleri yazarım. Sonra karakterlerin boyları, posları, giyimleri, konuşma tarzları. Sinopsis gibi. Kafamda her şeyi yazmaya başlamadan önce bitiririm.

En önemli kriter yazarken keyif almak. Yazını sıkıntıyla yazarsan yazar okur onu anlar.

Beni besleyen esas olarak hayat. Üçüncü sayfa haberleri de olabilir, arkadaşlarımın başlarına gelenler, karikatür, sinema. Çok kötü de olabilir bir film ama bir ayrıntısından bir roman çıkabilir.

Bir kere yazabileceğine inanacaksın. Sen inanırsan başkaları da inanır. Bin kere reddedilirsen bin kere yapacağım diyeceksin. Kundera'nın bir lafı vardır: "Yazarlık aslında kendi egonu başkalarına kabul ettirme sanatıdır."

Sürekli yazarsan ve iyi bir şey yazarsan mutlaka yayınlatırsın. İkincisi çok yazacaksın çok okuyacaksın abi. Başka da benim söyleyebileceğim bir şey yok.

0 yorum:

  © Blogger Template by Emporium Digital 2008

Back to TOP